|
Tweet |
BİR ŞEHRİ HATIRALARIYLA BİRLİKTE DİL YAŞATIR
Antakya’nın yeniden yapılanma sürecinde tarihî ve kültürel kimliğinin korunmasının önemine daha önce de dikkat çeken Mehmet Tanrıcı, şehrin hafızasının yalnızca yapılardan oluşmadığını belirtti. Tanrıcı, insanların çocukluklarını anlattıkları sokaklardan eski çarşıların hikâyelerine, komşuluk hatıralarından aile büyüklerinin kullandığı ifadelere kadar pek çok değerin dil aracılığıyla geleceğe taşındığını kaydetti.
“KAYBETTİĞİMİZ MEKÂNLARIN HATIRASINI KELİMELERİMİZDE YAŞATABİLİRİZ”
Türkçenin insan ile yaşadığı şehir arasında güçlü bir hafıza bağı kurduğunu ifade eden Tanrıcı, “Bazı sokaklarımız değişebilir, bazı yapılarımız artık eski hâliyle karşımızda olmayabilir. Fakat o sokaklarda yaşananları, komşulukları ve büyüklerimizden dinlediğimiz hikâyeleri çocuklarımıza anlatabiliriz. Bir şehrin hafızası ancak anlatılmaya devam edildiğinde yaşar. Dilimiz, kaybettiklerimizi unutmadan geleceğe yürüyebilmemizin en güçlü yollarından biridir.” ifadelerini kullandı.
TANRICI: “GELECEĞİ KURARKEN HAFIZAMIZI DA KORUMALIYIZ”
26 Eylül’ün Birinci Türk Dili Kurultayı’nın açılış günü dolayısıyla Dil Bayramı olarak kabul edildiğini hatırlatan Tanrıcı, Türkçenin kültürel mirasın gelecek kuşaklara aktarılmasındaki önemine dikkat çekti. Tanrıcı, “Yeni nesillerimize yalnızca yeni şehirler bırakmak yeterli değildir. O şehirlerin hikâyesini, insanlarının hatıralarını ve geçmişten gelen kültürünü de aktarabilmeliyiz. Türkçemiz bu hafızayı yarınlara ulaştıran en değerli emanetlerimizdendir. Bu duygu ve düşüncelerle 26 Eylül Türk Dil Bayramı’nı kutluyorum.” ifadelerini kullandı.