|
Tweet |
SİGORTASIZ ÇALIŞMA HAK KAYBIDIR
Kayıt dışı istihdamın işçinin emeklilik süresinden kıdem tazminatına kadar birçok alanda ciddi mağduriyet oluşturduğunu ifade eden Saklı, özellikle gençlerin, kadınların ve yabancı çalışanların güvencesiz koşullara daha açık hâle geldiğini belirtti.
Saklı, “Sigortasız çalıştırılan vatandaşın prim günü işlemiyor, emeklilik hakkı gecikiyor ve işten çıkarıldığında hakkını araması zorlaşıyor. İşverenin maliyetini düşürmek amacıyla çalışanın geleceğinden vazgeçilemez. Emekçinin alın teri kayıt altına alınmalı, yaptığı her çalışma günü sosyal güvenlik sisteminde karşılık bulmalıdır” dedi.
İŞ KAZASINDA BEDELİ EMEKÇİ ÖDÜYOR
Kayıt dışı çalışmanın iş sağlığı ve güvenliği açısından da büyük risk oluşturduğuna dikkat çeken Rauf Saklı, sigortasız çalışanların iş kazası ve meslek hastalığı durumunda ağır hak kayıpları yaşayabildiğini vurguladı.
Saklı, “Kayıt dışı iş yerlerinde çalışma saatleri, izinler ve güvenlik tedbirleri çoğu zaman denetim dışında kalıyor. Bir kaza meydana geldiğinde ise en ağır bedeli çalışan ve ailesi ödüyor. İş güvenliği tedbirleri bir tercih veya maliyet unsuru olarak görülemez. İnsan hayatının ve emeğin korunması devletin temel sorumluluğudur” ifadelerini kullandı.
DENETİMLER SAHADA GÜÇLENDİRİLMELİDİR
Denetimlerin yalnızca şikâyete bağlı yürütülmemesi gerektiğini kaydeden Saklı, kayıt dışılığın yoğun olduğu sektörlerde düzenli ve habersiz kontroller yapılması çağrısında bulundu.
Saklı, açıklamasını şöyle tamamladı:
“Sigortasız işçi çalıştıranlara uygulanan yaptırımlar caydırıcı olmalı, hakkını arayan çalışan işini kaybetme korkusuyla karşı karşıya bırakılmamalıdır. Şikâyet mekanizmaları kolaylaştırılmalı ve başvuruların gizliliği korunmalıdır. Kurallara uygun çalışan işletmeler de kayıt dışı işletmeler karşısında haksız rekabete uğratılmamalıdır. Çalışanın hakkının güvence altında olduğu, emeğin kayıt altına alındığı ve herkesin adil biçimde sorumluluk üstlendiği bir çalışma düzenini savunuyorum.”