|
Tweet |
“Doğanın Tahribatı Toplumun Geleceğini Tehdit Ediyor”
İklim değişikliği, kuraklık, hava kirliliği ve doğal kaynakların bilinçsiz tüketiminin her geçen gün daha ciddi sonuçlar doğurduğunu vurgulayan Benek, çevreye verilen zararın gelecek nesillerin yaşam hakkını da etkilediğini söyledi.
Benek, “Doğa bize emanet değil, gelecek kuşaklardan ödünç aldığımız bir değerdir. Bu nedenle çevrenin korunması konusunda herkesin üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmesi gerekmektedir” dedi.
“Vatandaşa Sorumluluk Yüklenirken Büyük Kirleticiler Unutulmamalıdır”
Çevre konusunda vatandaşlardan sürekli fedakârlık beklendiğini ifade eden Benek, çevreyi kirleten büyük işletmeler ve sanayi kuruluşlarına yönelik denetimlerin de etkin şekilde sürdürülmesi gerektiğini belirtti.
“Vatandaşlarımız çevreyi temiz tutmak, geri dönüşüme katkı sunmak ve kurallara uymak konusunda sorumluluk alıyor. Ancak çevreyi en fazla kirleten büyük ölçekli faaliyetlerin de aynı hassasiyetle denetlenmesi gerekiyor. Çevreyi koruma yükümlülüğü yalnızca bireylerin değil, üretim yapan tüm kurum ve kuruluşların ortak görevidir” ifadelerini kullandı.
“Çevre Adaleti Sosyal Adaletin Bir Parçasıdır”
Çevre sorunlarının en çok dar gelirli vatandaşları etkilediğini belirten Benek, temiz çevreye erişimin temel bir hak olduğunu söyledi.
“Temiz hava solumak, temiz suya ulaşmak ve sağlıklı bir çevrede yaşamak herkesin hakkıdır. Çevre politikaları oluşturulurken toplumun tüm kesimlerinin yaşam kalitesi gözetilmelidir. Çevre adaleti, sosyal adaletin ayrılmaz bir parçasıdır” dedi.
“Daha Yaşanabilir Bir Türkiye Mümkündür”
Hüseyin Benek, mesajının sonunda çevre bilincinin artırılmasının önemine dikkat çekerek, “Daha yeşil, daha temiz ve daha yaşanabilir bir Türkiye için hep birlikte sorumluluk almalıyız. 5 Haziran Dünya Çevre Günü’nün çevre konusunda farkındalığın artmasına vesile olmasını diliyor, tüm vatandaşlarımızın Dünya Çevre Günü’nü kutluyorum” ifadelerini kullandı.