|
Tweet |
13 İLÇENİN AFET HAZIRLIĞI AÇIKLANMALI
Meteorolojik uyarıların ardından yerel yönetimlerin hazırlık düzeyinin değerlendirilmesi gerektiğini belirten Arslanyıkar, riskli bölgelerde yapılan çalışmaların kamuoyuyla paylaşılmasını istedi. Arslanyıkar, “Meteoroloji 14-15 Ekim tarihlerinde Mersin için şiddetli yağış ve sel uyarısında bulundu. Burada sormamız gereken temel soru, riskli bölgelerin önceden belirlenip belirlenmediğidir. Mersin'in 13 ilçesinde dere yatakları, yağmur suyu hatları ve drenaj kanalları düzenli olarak denetlendi mi? Hangi mahallede hangi önlemler alındı? Vatandaşlarımız bunları bilmelidir” dedi.
YENİŞEHİR VE MEZİTLİ'DEKİ HASARLAR İNCELENMELİ
Yenişehir ve Mezitli'nin kıyı kesimlerinde yaşanan olumsuzluklara dikkat çeken Arslanyıkar, iş yerleri ve sanayi bölgelerinde meydana geldiğini belirttiği zararların tespit edilmesi gerektiğini söyledi. Arslanyıkar, “Yenişehir ve Mezitli'nin kıyı kesimlerinde ciddi sorunlar yaşandığını gördük. İş yerlerimizin ve sanayi bölgelerimizin zarar görmesi, afet hazırlığının ekonomik hayat açısından da ne kadar önemli olduğunu ortaya koyuyor. Yerel yönetim ekiplerinin çalışmalarının yeterli olup olmadığı incelenmeli, eksiklikler belirlenmelidir. Amacımız suçlu aramak değil, aynı mağduriyetlerin tekrar yaşanmasını önlemektir” ifadelerini kullandı.
AVRUPA'DAKİ TAŞKIN ÖNLEME YÖNTEMLERİ İNCELENMELİ
Mersin'de taşkın riskinin azaltılması için modern mühendislik uygulamalarından yararlanılması gerektiğini belirten Arslanyıkar, dere ıslahı ve yağmur suyu yönetiminin uzun vadeli planlanmasını istedi. Arslanyıkar, “Avrupa'da dere ıslahı ve taşkın yönetimi konusunda uygulanan yöntemleri incelemeliyiz. Yalnızca yağış miktarını konuşmak yerine suyun güvenli biçimde tahliye edilmesini sağlayacak çözümler geliştirmeliyiz. Bizim önceliğimiz felaket yaşandıktan sonra açıklama yapmak değil, felaket yaşanmadan önce önlem almaktır. Mersin halkının can ve mal güvenliği hiçbir şekilde ihmal edilemez” dedi.