|
Tweet |
ÜRETİMDEKİ ZAYIFLAMA DİKKATLE İZLENMELİ
Haziran 2026 itibarıyla sanayi üretiminin yıllık yüzde 1,4, imalat sanayisi üretiminin ise yüzde 1,5 daraldığını hatırlatan Korkmaz, temmuz ayında imalat PMI değerinin 47,7 seviyesinde gerçekleşmesinin sektördeki baskının sürdüğüne işaret ettiğini belirtti.
Korkmaz, “İmalat sanayisinde faaliyet koşullarındaki bozulmanın 28’inci aya ulaşması önemli bir göstergedir. Ağustos ayında kapasite kullanım oranının yüzde 73,5’e, yatırım mallarında ise yüzde 69,7’ye gerilemesi üretimde ve yatırım kararlarında ihtiyatlı bir dönemin devam ettiğini gösteriyor.” dedi.
SANAYİCİYE ÖNGÖRÜLEBİLİR BİR ORTAM SAĞLANMALI
Finansman maliyetleri, krediye erişim güçlüğü ve siparişlerdeki zayıflamanın üreticinin kararlarını doğrudan etkilediğini ifade eden Korkmaz, “Sanayicinin sadece bugünkü maliyetleri değil, önümüzdeki dönemi de hesaplayabildiği bir ekonomik düzen kurulmalıdır. Finansman, enerji, kur ve kritik girdilerde öngörülebilirlik üretimin sürdürülebilirliği açısından hayati önemdedir.” ifadelerini kullandı.
DIŞA BAĞIMLILIK AZALTILMADAN REKABET GÜCÜ ARTMAZ
Türkiye’nin kritik teknoloji ve ara mallarında daha güçlü bir yerli üretim kapasitesi oluşturması gerektiğini vurgulayan Korkmaz, “Sanayide asıl hedef, düşük katma değerli üretimi büyütmek değil; teknoloji yoğun, verimli ve dışa bağımlılığı daha düşük bir üretim yapısına geçmektir.” dedi.
YERLİLEŞME VE TEKNOLOJİ AYNI STRATEJİDE BULUŞMALI
Korkmaz, Anahtar Parti’nin çözüm yaklaşımını, “Kritik ürünlerde yerlileşme sağlanmalı, ihtiyaç duyulan teknoloji Türkiye’ye kazandırılmalı, rekabetçi sektörler ölçeklendirilmeli ve sanayi yatırımları doğru bölgelerde kümelendirilmelidir. Yerlileştir, teknolojiyi kazan, ölçeklendir ve kümelendir anlayışı Türkiye’nin sanayide daha dirençli ve daha güçlü bir yapıya kavuşmasının temelidir.” sözleriyle özetledi.